Diskografi
Wa u Waxt (Wind Und Zeit) / Rüzgar ve Zaman

Yalnızca bir kırıntıydın, içime düştüğünde. bilmediğim bir neden beni alıp götürdüğünde, o yerlere, o çocuk beni beklemekteydi. Rüzgarlı bir geceydi, birilerinin bizim peşimizde olduğu belliydi. O karanlık dünyada tek rehberim o çocuğun eliydi.
Ne kadar yaşamışım, ne kadar yaşlanmıştım? Kim ile dost olmuş, kim ile kavga yapmıştım? şimdi geriye kalan yalnızca tanımadığım bu tendi. Keder ve budalalıktan başka yaşamımın bir anlamı var mıydı? Tek verebileceğim cevap şarkılarımı mırıldanmaktı; yaşanılanları anlamak, anlamak ve anlatmak.... kim için? Karanlık, rüzgar ve bu çocuk.
Hey! kimsin sen?
Durduk.
Tanımadığın zamanlardan bir çocuk
Öyleyse neden ben?
Dön arkana bak, oradasın sen
Döndüm. yalnızca zifiri bir karanlık.
biliyordum, ben kederimin budalasıydım. Biliyordum, ben artık yalnızca bu küçük eldim. şarkılarımı söyledim yeniden; mırıldandım onun için. çok adımlar attık...
Sonra durduk birden. Bir kayaya yasladı beni. İşte geçmişini ve kederini kaybettiğin yer burası. Burada bu kayanın eşiğinde başlayacak yeniden senin yaşamın. Bundan böyle, sırrın bu olacak...
Elimi gezdirdim. Elimi yüzüme sürdüm. Gözyaşlarımı tutamadım. Rüzgar durmuştu artık, su sesleri duyuyordum..."
Veyve Milaketo (Meleklerin Dansı) Dance Of The Angels

şte orada bir kayanın eşiğinde iki büklüm bir adam
Bir adam ve bir kaya: unutmalı onu kahrıyla, kaç ayaz
esmeli daha.
Soğuk; saçının telleri değmez tenine,
Bozuk; göz yaşı dökende yok onun kederine.
Kaç ses vardır şimdi aklında, kaç anı akşamında.
Güneşe değse yanar mı, kudreti günahsız yaşar mı?
Bilinmez.
fiükür bize bir canlı var dizinde, bir serçe.
Bir serçe de gönlünde:
“Ben okudum eski sesli duvar yazılarını,
meramı yüzüne gücü ise feryada yetmedi, ah sahibim.
Yoksa dünya olmazdı kan revan içinde.
fiarkılarımızın suskun olduğunu geç farketti, azizim.
Gülümseyerek uzandı bu kayanın eşiğine
Gözünden bir rüya geçti
Başka dostu yoktur, kardeşimin.”
Gök gürledi, yağmur değdi yüzüne.
Gözlerini açtı hafiften, serçe üşürken
“Bir sen kaldın bahçemde, kimdi o kadın gecemde?”
Toprak renginde bir kadındı o,
giderken bir şarkı mırıldandı:
“Bir oğul kaybettim burada
Henüz yolun başında
Gözü aşkı aradı
Gerçeğin peşinde bir hükümdara kandı.”
Korktu. Titrerken, serçe uzaklaştı gönlünden.
Bir yılan süzüldü. Bakakaldı.
Çocukluğundan bir resim geldi önüne
Karanlık bir gecede ak elbiseler içinde
fiekilsiz ve silüetsiz, fena halde giden
kadın ve adamları gördü
Sonradan duyacaktı
Buluştuklar yer, Koyé Mar’dı
Gülümsedi, yüzünü çevirdi
Kayayı öptü tam üç kez
‹lk adımlarını attı sonra,
Yılan, serçe ve ‘onların’ buluştukları yöne
Copyright © Ahmet Aslan Fan Tüm hakları saklıdır.